HAZAR RÜZGARINI LONDRA'YA TAŞIYAN BİR RESTAURANT DENEYİMİ

Jan Restaurant Marka ve Mimari Tasarımı

Osmanlı İmparatorluğu’nun görkemi ve Pers İmparatorluğu’nun altın çağını yansıtan; dinamik ve samimi bir restoran hayal edin. Londra’daki Jan Restaurant tam da böyle bir etki yaratabilmek için bizimle çalıştı. Markanın güçlü hikayesini en etkili şekilde anlatabilmek ve mekana yansıtabilmek için Jan’ın marka kimliği ve restoran tasarımlarını üstlendik. Müşterinin odakta tutulduğu bir tasarım anlayışıyla, Hazar Bölgesi’nin özelliklerini restorana taşıyabilmek için zengin turkuaz döşemelerin yanısıra; meşe, altın ve pirinç gibi dokulara da tasarımda yer verdik.

Eski zamanlara verdiğimiz referansın yanı sıra lüks ve sıcak bir atmosfer yaratmayı da başardık. Marka hikayesine de uygun olarak mekanın dışarıdan görünümünü de gündüzleri daha sakin, akşamları ise daha şatafatlı olacak şekilde kurguladık. Ziyaretçiyi ilk giriş anında selamlayan aynalı tavan, hem ziyaretçilere burada sunulan yeme,-içme deneyiminin ipuçlarını veriyor hem de mekanı aydınlık ve havadar bir hale dönüştürüyor. Mekanın orta alanında yer alan barda otantik baharatlar ve içkiler sergilenirken, arka tarafta yer alan açık mutfaktaki kömür ateşi, şeflerin mermer tezgah üzerinde yemekleri hazırlaması, tüm bunlara ek olarak da Hazar mutfağının etrafa yayılan muhteşem kokusu ile mekanda kelimenin tam anlamıyla teatrel bir atmosfer yaşanması sağlandı.

Restoranın bütününe yayılan Hazar esintilerini, elde yazılmış yazıtlar ve Hazar hükümdarlarının portreleri ile pekiştirdik. Marka kimliğini, müşterilere değen tüm temas noktalarına uygun şekilde yerleştirerek, müşterilere zengin bir marka deneyimi sunmayı amaçladık. Böylece, yeni kimliği ve mekanıyla Jan, Hazar kültürünün egzotikliğini rahatlıkla buluşturarak, hem ailelere hem de millennial’ların tercih ettiği, akılda kalan bir deneyim alanına dönüştü.